
Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki bu bina 1962 yılından beri İstanbul Barosu’na ev sahipliği yapar ve bu nedenden ötürü Baro Han olarak anılır. İşte bugün aktaracağımız hikayemiz de bu handa geçiyor.
11 Nisan 1967 günü akşam saatleri, Baro Han’a polisler gelir. Ellerinde savcılık emri vardır. Baro Hanın zemin katında faaliyette bulunan Oraloğlu Tiyatrosu o akşam perdelerini açmayacaktır.
Perdenin açılmasını bekleyen seyircilerin olup, bitenden haberi yoktur. Sahneye gelen tiyatro sanatçısı ve aynı zamanda tiyatronun sahibi Lale Oraloğlu, polisin “Kadınlar I-ıh Derse” adlı oyunu sergilemelerine izin vermediğini söyler. Salondan büyük bir uğultu yükselir. Seyirci tepkilidir.

Savcılık bir aydır sergilenen oyunu “seyredenlerin ar ve haya duygularını incitici mahiyette” bulmuştur. Aristophanes tarafından MÖ 411 yılında, Lysistrata adıyla kaleme alınan ve ülkemizde Kadınlar I-ıh Derse adıyla sahnelenen eser 2 bin yıl sonra engellenir.
Ertesi akşam, perdenin açılış saati olan 18:00’de, Lale Oraloğlu ve 9 arkadaşı tiyatro sahnesinde yerlerini alırlar. Uygulamayı protesto etmek için açlık grevine başlarlar. Lale Oraloğlu için 1 aydan, 2 yıla kadar hapis cezası istenmektedir.

Açlık grevi basının ilgisini çeker. Lale Oraloğlu’na kamuoyu tarafından verilen destek artar. Kendisini açlık grevinden vazgeçirme çabaları sonuçsuz kalır.

Açlık grevinin 9. günü sanatçı sedye ile hakim karşısına çıkarılır. Hakimin sedyede ifade verebileceğini söylemesine rağmen bunu kabul etmez. O haliyle 1 buçuk saat ayakta ifade verir. İfadesinde oyunu muzur bulan bilirkişi heyetinin sadece hukukçulardan oluştuğunu, kendilerinin bir sanat eseri hakkında görüş beyan edebilecek yetkinlikte olmadıklarını söyler. İşinin ehli kişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti atanması talebi mahkemece uygun bulunur. Yeni bilirkişi heyeti, ilk heyetin aksine oyunu sakıncalı bulmaz. Bu görüşü dikkate alan mahkeme oyunun yeniden sergilenmesine izin verir. Oyun uzun süre İstanbul ve Anadolu’da turnelerde sergilenir.

Yedi yıl sonra, başka bir oyun için Kars’a giden Lale Oraloğlu benzer bir zihniyetle karşılaşır. Oyunun sergilenmesini istemeyen mülki amirin talebini geri çevirir ve sahneye çıkar. İstanbul’a döndüğünde bir sürpriz kendisi beklemektedir. Sergiledikleri oyunda rol gereği her akşam üç adet fincan kırılmaktadır. Bu maksatla çarşıdan bir miktar fincan satın almışlardır. Kendisi hakkında ülkeye kaçak yollardan sokulan malları satın almaktan ve kaçakçılıktan dava açılır. Mahkum olur. 6 ay 20 gün Sağmalcılar Cezaevi’nde hapis yatar. Konuyu öğrenen CHP senatörü Kemal Sarıibrahimoğlu meseleyi meclise taşır. Yapılan yanlış uygulamanın farkına varan meclis, Lale Oraloğlu için bir af yasası çıkarır. Özgürlüğüne kavuşan sanatçı yeniden sahnelere döner.
Lale Oraloğlu, tiyatrosunu 90 yaşına gelen annesinin yanında olmak için 1987 yılında kapatır. 26 Kasım 2007 yılında, bir seslendirme çalışması sonrasında beyin kanaması geçirir. Tedavi gördüğü hastanede 26 Aralık 2007 tarihinde, 82 yaşında hayat gözlerini yumar.
İstanbul, 25 Nisan 2021
gezmekyetmez








