Bana sorarsanız hergün önünden binlerce kişi geçmesine rağmen İstanbul’un belki de en az bilinen camidir.


Barok tarzda yapılmış ilk Selatin Cami olma özelliğini taşır. Selatin Cami, Osmanlı Sultanlarının kendi adına yaptırdıkları anıtsal camilere verilen isimdir.
Bazı yabancı gezginler kitaplarında cami inşa ettiren padişahın Avrupa’daki kiliseleri incelemek üzere mimar ve kalfaları Avrupa’ya yolladığını yazsa da, bu tartışmalı bir konudur.


Cami I Mahmut tarafından inşa ettirilmeye başlanır, vefatı sonrasında tahta çıkan III Osman tarafından inşaatı bitirildi. Denir ki, camiye Osmanlı’nın Nuru anlamına gelen Nuruosmaniye adını veren III. Osman gerçekte atasını yad etmek için değil, kendini yüceltmek için bu ismi vermiştir. Hatta, bunun için camide kendine bir türbe hayal eden ve caminin temellerini atan I. Mahmut’un buraya gömülmesine izin vermemiştir.

Caminin türbeler bölümünde bugün hiç bir Sultan gömülü değildir. Çünkü, III. Osman vefat edince de, III. Mustafa kendisinin buraya gömülmesine müsade etmemiştir. Caminin dikkat çeken noktaları kilise mimarisinden esinlenen renkli camlar ve klasik cami mimarisinde olmazsa olmazı olan şadırvanın bu cami avlusunda bulunmamasıdır.
İstanbul, 28 Mayıs 2020
Oğuz Otay
gezmekyetmez






