Dünyanın Bilinen İlk Borsası – Aizonai Antik Kenti

Aizonai Antik Kenti

Aizonai Antik Kenti

Bu yazıyı şimdi Spotify‘da dinleyebilirsiniz!

Birkaç gün önce Anakara’dan beni arayıp, “haftasonu ne yapıyorsun? işin yoksa gel sana dünyanın ilk borsa binasını göstereyim” diyen 50 yıllık dostuma kulak verip, sabahın ilk ışıkları ile İstanbul’dan Kütahya Çavdarhisar’a doğru yola koyuluyorum. Film sahnesini aratmayacak şekilde saat 08:15 de, birimiz doğu, diğerimiz de batı yakasıdan yürüyerek Pankalas (Kocaçay) nehri üzerindeki tarihi Roma köprüsünün ortasında buluşuyoruz.

Deprem İle Gün Yüzüne Çıkan Macellum

Vakit kaybetmeden geniş bir alana yayılmış olan Aizonai antik kentinin sütunlu yol ve dünyanın ilk borsası diye bilinen kalıntıların olduğu alana ulaşıyoruz. Bizim Borsa, Romalıların ise Macellum dedikleri yapı daire şeklinde ve sütun kalıntıları olan bir forma sahip. Borsa’nın yanındaki yıkılmış minareye ait kaide, ilginç bir hikayenin habercisi. 1970 yılına kadar, bugün Borsa binası diye bilinen bu yapının yerinde Çavdarhisar Merkez Cami varmış. 1970 yılında yaşanan Gediz depremi camiyi yıkar. 1971 yılında yapılan çalışmalar ve kazılarda Borsa binası gün yüzüne çıkarılır.

Borsa Dediğin, Bildiğin Pazar Yeri

Her ne kadar Borsa binası deniliyor olsa da, aslında Macellum taze et ve balık satılan kapalı pazar yeri. Elbette “borsa” denildiği için aklımıza bugun ki anlamı gelse de, bu tabirin devlet kontrolünde ürünlerin el değiştirdiği pazar yeri olarak değerlendirilmesi daha sağlıklı olacaktır. Devlet kontrolü denilen husus ise iki şekilde kendini göstermektedir. İlki satılan ürünün söylenilen evsafta olması, ikincisi de fiyatların kontrol altında olmasıdır. Fiyatların kontrol altında olması denildiğinde de ise günümüzde akıllara sürekli fiyat artışı demek olan enflasyon gelir. Bu dert, sıkıntı aslında sadece günümüzün hastalığı değildir. MS 3. yüzyılda iktidara gelen İmparator Diocletanus’un da en büyük sıkıntısı olur.

Enflasyon İle Mücadele

İyi güzel de, dünyanın ilk borsasından bahsederken nasıl enflasyon konusuna geçtik derseniz hemen onu da anlatayım. Diocletanus’un devir aldığı ekonomi tam anlamıyla çöküntü içindedir. Vergiler toplanamıyor, maaşlar ödenemiyordu. Tek çare ise değeri düşük (daha az gümüş ihtiva eden) sikke basmaktır. Basılan sikke ise paranın değerini, satın alma gücünü ve dolayısıyla itibarını düşürüyordu. Ya fiyatlar çılgınca artıyor, ya da insanlar itibarsız sikkelerden kaçıp takas ile ticaret yapıyorlardı. İşte tüm bunların önüne geçebilmek için İmparator Diocletianus MS 301 yılında Maksimum Fiyat Yasası diye bilinen bir yasa çıkarır. Bu yasa Macellum’un da duvarlarına da asılır. Yasaya göre yüzlerce ürünün fiyatına üst sınır getirilir, kamu görevlileri ve askerlerin maaşları sabitlenir. Ancak, durum daha da kötüye gider. Mallar karaborsaya düşerken, kıtlık da baş gösterir. MÖ 3 yüzyılda piyasalara yapılan ilk müdahale başarısızlıkla sonuçlanır.

Gerçekten Dünya’nın İlk Borsası mı?

Yıllardır turizm endüstrisinde yer alan biri olarak şunu söyleyebilirim; bir destinasyonu çekici kılan doğal güzellikleri, tarih değerleri kadar orası hakkında oluşturulmuş olan hikayelerdir. Bazen sadece o hikaye bile insanların tercihlerini etkileyebiliyor. Bu çerçevede bakıldığında “Dünyanın Bilinen İlk Borsası” tanımlaması Aizonai daha çekici kılacaktır. Ancak, üzülerek belirtmeliyim ki, bu ifade maalesef doğru değil. Çünkü; ticaret de, ticaretin gerçekleştiği pazar yerleri de Roma İmparatorluğu’ndan çok önce de vardı.

Pazar yerlerinin mucidi Romalılardan çok çok önce Assurlular’dır. Milattan önce iki bin yıllarında Anadolu’da ticaret kolonileri (şehirleri) kurmuştur. Kurulan ticaret şehirlerinin sayısı 20 kadardır. Bunlardan en bilineni de Kaniş, yani Kayseri’dir. Kayserililerin o meşhur ticaret erbablığı geçmişten gelen kültürel bir mirastır. Bu bilgilerin ışığında Aizonai’deki pazar yerinin dünyanın ilk pazarı, borsası olduğunu söylemek maalesef zor. Turizm bir imaj pazarlamasıdır ve Aizonai’deki pazar yerine dünyanın ilk borsası olduğu iddiasına bu çerçevede bakmak lazım. Buna rağmen Aizonai mutlaka görülmesi gereken ve son derece ilginç ve kıymetli bir yerdir.

Bu yazıyı şimdi Spotify‘da dinleyebilirsiniz!

gezmekyetmez

İstanbul, 13 Aralık 2020

Exit mobile version