
Dün yaptığımı Sayda Lahitleri ve Osman Hamdi bey paylaşımı sonrasında günün yorgunluğu çıkartmak üzere kahvemi yudumlarken telefonum çalıyor. Arayan numarayı görünce eyvah diyorum. Telefonun ucundaki kişi Türkiye’nin en bilindik sanat tarihçilerinden ve yazdıklarımı asla beğenmeyen, hep eleştiren yakın dostum.
Paylaşımını okudum ama gene tonla eksik var diye başlıyor alabandasına. Yazının son cümlesinde adından üstünkörü bahsettiğin o İskender Lahdi var ya diyor. Arkeoloji dünyasının baş yapıtlarından biridir diyerek anlatmaya başlıyor:
- Her ne kadar İskender Lahdi diye bilinse de, bu lahit aslında Sidon Kralı Abdalonymos’un mezarıdır. Abdalonymos Farsça’da tanrıların hizmetçisi anlamındadır.
- Lahitin uzun yüzlerinden birinde Makedonlar ile Persler arasında MÖ 333 yılında cereyan eden Issos Savaşı tasvir edilir.
- Bu savaş, mezarın sahibine Sidon Krallığı’nın yolunu açmıştır. Savaş sahnesinin burada yer alması bundandır.
- Lahitin İskender Lahdi olarak anılmasının sebebi ise savaş sahnesi içinde İskender’in at üstünde, başında aslan postu ve kulağının yanında koç boynuzu ile gösterilmesidir.
- Figürlere dikkatlice bakarsan Makedon ve Persleri askerleri kıyafetlerinden kolayca ayırt edersin. Makedonlar klasik kısa tunik ve pelerin ile tasvir edilirken, Persler uzun kollu gömlek ve sadece gözlerini açıkta bırakan başlıklarla tasvir edilir.
- İskender’in komutanlarına sakallarını kesme emri verdiği bilinen tarihi bir gerçektir. Buradaki figürde o da net bir şekilde görünüyor. Pers askerleri ise bıyıklıdır ama bunu fark etmek çok zordur.
- Dikkatli gözler, İskender’in bu emrine rağmen komutanlarından birinin sakallı olduğunu fark edecektir. Bu kişinin İskender’in üvey kardeşi ve sonra İmparator da olacak Arrhidaios olduğu sanılıyor. Sakallı tasvir edilme sebebi ise İskender sonrasındaki karışıklık döneminde dirlik için ön plana çıkmasından olabilir.
- Figürlere dikkatlice bakarsan bazılarının üzerinde boya kalıntısı olduğunu göreceksin. 1980’lerin başında yapılan bilimsel çalışmalarla boyanın özgün olduğu ispatlanır diye fırçayı sonlandırıyor.
Anlattıkları karşısında nutkum tutuluyor. Bundan büyük bir keyif aldığı ses tonundan belli. Vay be diyorum, basıyor kahkahayı, dur daha öğreneceğin çok şey var diyor, oku biraz oku diyerek telefonu kapatıyor.
İstanbul, 01 Nisan 2021
gezmekyetmez

