
Mecbur kalmadıkça tam bir karmakeşin yaşandığı Mecidiyeköy’üne pek gitmem. Ancak bu sabah erken saatlerde yollara düşüyorum. Çıldırmış olmam lazım.
Maksadım, tam tamına 91 yıl önce bugün hizmete giren Türkiye’nin ilk sanayi tesislerinden biri olan İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarına (Tekel) Ait Likör Fabrikası’nın hikayesini kovalamak. Biz bu tesisi Mecidiyeköy Likör Fabrikası olarak biliyoruz.
Bağlık ve bahçelik olan Mecidiyeköyü’nde, Büyükdere şosesi diye bilinen yol üzerinde kurulan fabrika Türkiye ve Fransa arasında imzalanan bir anlaşma ile anahtar teslim olarak inşa edilir.
Fransa Hükümeti’nin proje için açtığı yarışmayı Kübizm akımının öncülerinden kabul edilen mimar Robert Mallet Stevens kazanır. Bu proje, ünlü mimarın Fransa dışındaki tek eseridir.
Fabrika, 48 dönümlük bağlık ve bahçelik bir arazi içinde inşa edilir. Likör üretimi için gerekli olan meyvelerin bu arazide yetiştirilmesi düşünülür.
Fabrikada hizmete girişinden, 1939 yılına kadar Fransız uzmanlar görev alır.
Fabrika arazisinin 13 dönümü 1955 yılında Ali Sami Yen Stadı’nın inşaatı için, 11 dönümü de Boğaziçi Köprüsü bağlantısını sağlayan Mecidiyeköy Viyadük inşaatı için terk edilir.
Projenin önemli yapılarından biri olan giriş pavyonu Ali Sami Yen Stadı’nın inşaatı için yıkılır.
Fabrika üretimine 2000 yılında son verir. Bina, Tekel tarafından ofis olarak kullanılmak üzere tadil edilir. Bu tadilat, yapının özgünlüğüne zarar verir.
2010 yılında fabrika binası ve arazisi, yıkılan Ali Sami Yen Stadı arazisi ile birlikte özel bir şirkete devredilir.
Fabrika binası, kendi ağırlığını dahi taşıyamayacağı gerekçesi ile sökülür. Elde kalan özgün parçalarla arazinin farklı yerinde yeniden inşa edilir. Fabrika bacası da, aynı şekilde sökülmek suretiyle arazinin başka bir köşesine taşınır. Stad inşaatı sırasında yıkılan giriş pavyonu da asıl yerinden uzakta olsa da yeniden inşa edilir.
Fabrika binası, sanat galerisi olarak kullanılırken, ön bahçesi yeşil alan olarak kurgulanır.
Proje sahiplerinin yatırımcılar için vaat ettikleri 3 katı getiri gerçekleşti mi bilinmez. Ancak, devasa binaların gölgesinin 91 yıllık endüstriyel mirasımızı bir tül gibi örttüğü su götürmez bir gerçek.
İstanbul, 26 Nisan 2021
gezmekteymez

