Balkonundaki Genç Kızın Feryadı!!!

Kadıköy Belediye Binası Balkonundaki Genç Kızın Feryadı

Kadıköy Belediye Binası Balkonundaki Genç Kızın Feryadı

Kadıköy’ün ikonik yapılarından biri de eski belediye binasıdır. 1839 yılında başlayan ilk vapur seferleriyle birlikte gözle görülen bir dönüşüm başlar Kadıköy’de. O yıla kadar sadece zengin levanten ailelerin sayfiye yeri olan Kadıköy yavaş yavaş İstanbul’un önemli yerleşim yerlerinden biri olur. Yerleşim arttıkça da, belediye hizmetlerine olan ihtiyaç artar ve İstanbul’un 10. bölgesi olarak 1875 yılında Kadıköy belediyesi kurulur. İlk belediye reisi de hepimizin Kaplumbağ Terbiyeci tablosu ile tanıdığımız ünlü ressam ve arkeolog Osman Hamdi Bey’dir. İlk Belediye binası da, 1913 yılında deniz doldurularak kazanılan alanda, bugünkü Beşiktaş iskelesinin tam karşısında Yervant Terziyan tarafından inşa edilir.

Zaman içinde belediye binası, kaymakamlık, hükümet tabipliği ve evlendirme dairesi olarak hizmet veren bu yapının İstanbulluların belleklerinde başka bir yeri vardır. Ancak, bu muhteşem binanın İstanbul’un işgal günlerinde tanıklık ettiği bambaşka bir hadise ve bu hadisenin unutulmuş bir kahramanı vardır.

23 Mayıs 1919 günü, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalinin üzerinden sadece sekiz gün geçmiştir. Yunan işgali İstanbul’da bir öfke seline dönüşmüş, ardı ardına protesto mitingleri düzenlenmektedir. Önce Fatih, sonra Üsküdar Doğancılar mitingi  düzenlenir. Binlerce İstanbullu sokaklara dökülür. Üçüncü büyük miting Haydarpaşa Tıp Fakültesi öğrencilerinin öncülüğünde Kadıköy’de düzenlenir. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmura rağmen 20 binden fazla İstanbullu Kadıköy Belediye binası önünde toplanmış, tansiyon son derece yüksektir. Belediye binası üzerinde Osmanlı Sancağı olan siyah kumaşlarla donatılmıştır. Devrin önde gelen şahsiyetleri sırayla belediye binasının balkonundan işgali protesto eden konuşmalar yapar. Konuşmacılardan biri de Halide Edip (Adıvar) hanımdır.  O günü  “Fırtınalı ve yağmurlu bir gündü. Fakat bu, halkın orada toplanmasına engel olamadı. Ben gene belediye binâsının balkonundan konuştum. Önümde bir şemsiye denizi çalkalanıyordu. Halk üç saate yakın oradan ayrılmadı.” diye anlatır. Konuşması sırası Darülfünun talebesi Münevver Saime adında genç bir kadına gelir. “Yâ Rab! Vatanın felâketi karşısında bir genç kızın feryâdını dinle!” diye başlayan konuşması alandaki hüzünlü kitleyi bir anda çoşturur, artık alana hakim olan duygu işgale karşı sele dönüşen bir nefrettir. Bu durum karşısında harekete geçen işgal güçleri Münevver Saime hanımı tutuklamak ister. Miting alanından kaçırılan Münevver Saime hanımın İstanbul’da barınması mümkün değildir.

Münevver Saime hanım, nam-ı diğer Asker Saime

İstanbul’da faaliyette bulunan Kuva-i Milliyeciler tarafından Anadolu’ya kaçırılır. Anadolu’ya geçişi ile birlikte “Asker Saime” olarak anılmaya başlanır. Garp Cephesinde istihbarat faaliyetleri üstlenir. Defalarca gizli şekilde İstanbul’a gelerek Ankara Hükümeti ile İstanbul’daki direnişçiler arasındaki irtibatı sağlar, gizli evrakların gidiş-gelişini organize eder. İzmit yakınlarında girdiği silahlı bir çatışmasında yaralanır. Yaralı olduğunu saklar, var gücüyle mücadeleye devam eder. İstiklal mücadelesinin gizli kahramanlarından biri olarak tarihteki önemli yerini alır.

Kurtuluş savaşının kazanılması sonrasında Maarif Nezareti’nde görev alır ve edebiyat öğretmeni olarak uzun yıllar Beyoğlu Kız Lisesi’nde görev yapar. Tarihin bir cilvesi olacak, görev yaptığı okul işgal yıllarında onu tutuklamak isteyen İngiliz işgal güçlerinin karargahıdır. Kahramanlığı İstiklal Madalyası ile ödüllendirilir. Milli Mücadele sırasında tanıştığı ihtiyat zabiti Münir bey ile evlenir. Bir kız, bir erkek iki çocuğu olur. 1951 yılında hayata gözlerini kapattığında evlatlarına “Asker Saime” efsanesini ve İstiklal Madalyasını bırakır.

İşte bundan dolayı Kadıköy Belediyesi’nin önünden her geçişimde o balkona bakar, buğulu gözlerle kendisini yad ederim. Ruhun şad olsun Asker Saime, vatan size minnettar…

İstanbul, 09 Şubat 2021

gezmekyetmez

Exit mobile version