Diyarbakır’ın Dar Sokaklarından, Paris’in Geniş Bulvarlarına

Diyarbakır ın Dar Sokaklarından Paris in Geniş Bulvarlarına

Diyarbakır ın Dar Sokaklarından Paris in Geniş Bulvarlarına

Günümüzün şehircilik anlayışı geniş, ferah ve devasa sokakları makbul saysa da, ben dar, biraz karanlık ve arnavut kaldırımı döşenmiş sokakları sevenlerdenim.

Elbette gittiğim şehirlerin popüler geniş bulvarlarını da adımlarım ama dar, karanlık ve geleneksel sokakları da oldum olası büyük bir hayranlıkla yürürüm. Bilirim ki, o sokakların bir geçmişi, tarihi, daha doğru söyleyişle bir kültürü, rengi, dokusu ve kokusu vardır.

Dar Sokakların Genişlik Ölçüsü

Dar sokakların varoluşu aslında tamamen ihtiyaç ve zorunluluktandır. İnsanların bir arada yaşamaya başlaması ile oluşan kentlerdeki korunma ihtiyacı iki şekilde kendini gösterir. İlki düşmandan, diğeri ise hava şartlarından. Ortaçağ’da surlarla çevrili kentlerin dar sokakları olası işgal girişimlerine karşı koyabilmek, kentin düşme tehlikesi karşısında sur içinde de savunmayı mahalle mahalle yapabilmek içindir. Diğer yandan özellikle karasal iklimin hüküm sürdüğü kentlerde dar sokakların soğuktan, yoğun yağıştan ve rüzgardan koruma fonksiyonu da vardır.

Peki bu sokakların standart bir genişliği var mıdır? Bunu metre olarak söylemem zor olsa da Diyarbakır’ın Telgrafhane sokağında çekilmiş fotoğrafa baktığımızda bir şey dikkatimizi çeker. Geleneksel doku içerisinde yer kaplaması olarak kullanılan Arnavut kaldırımı denilen doğal taş döşemesi adete bir karayolu gibi ikiye bölünmüştür. Ortada dikine dizilen taşlar bir taraftan yağmur suyunun akışını kolaylaştırırken, diğer taraftan adeta bir karayolunda olduğu gibi gidiş ve gelişi ayıran bir şerit vazifesi görür. Henüz otomobilin esamesi okunmayan yıllarda buna ihtiyaç duyulmasının tek sebebi ulaşım ve yük taşımasının vazgeçilmezi olan binek hayvanları içindir. Bir sokağın genişliği belirlenirken son derece pratik bir ölçü birimi vardır. Sokak en az bir atın rahatlıkla geçebilmesi için bir atın sağrısı genişliğinde, hatta karşılıklı gelen iki atın rahatlıkla yan yana geçebilmesi için iki at sağrısı kadar olmalıdır. Bu ölçü iki at tarafından çekilen at arabası için de uygundur.

Paris’in Geniş Bulvarları

III. Napolyon, Kaynak: Wıkıpedıa

Peki bu ölçülerin yok sayılıp, geniş cadde, daha doğrusu bulvarlar nasıl ortaya çıkmıştır? Onun da, tarihten gelen bir hikayesi vardır. Geniş caddelerin, bulvarların hikayesi III. Napolyon dönemine dayanır. III. Napolyon,  1853 – 1870 yılları arasında Paris kentinin yeniden imarı görevini kamu görevlisi olan Baron Haussmann’a verir. Paris kentinde büyük bir dönüşüm başlar. Binlerce işçi hummalı bir çalışmaya başlar. O günlere tanık olan Victor Hugo, Haussmann için önüne çıkanın ev, tiyatro, kütüphane olduğuna bakmaksızın yıkıp, geçtiğini yazar. Haussmann’a göre 17 yıl süren bu imar uygulaması 350 bin Parisli’yi yerinden, yurdundan etmiştir. Peki bu yıkımların tek sebebi daha modern ve büyüyen bir kent inşa etmek miydi? İşte bu soru gerçekten kritiktir. Zira; o yıllarda yaşanan politik karışıklıklar ciddi ayaklanmalara ve sokak çatışmalarına neden olmakta, sokaklarda barikatlar kurulmaktadır. Baron Hassmann’a göre bu başkaldırının ve barikatların engellenebilmesinin tek yolu; Fransız ordusunun top bataryalarını kolaylıkla hareket ettirebileceği ve ateşleyebileceği genişlikte bulvarların açılması ve böylece asilere karşı üstünlük sağlanmasıydı. Bugün Paris’in en turistik, en lüks bulvarı kabul edilen Şanzelize Bulvarı ve benzerlerinin var olma sebebi budur.

Baron Haussmann, KAYNAK: WIKIPEDIA

Diyarbakır için geçmişte “Doğu’nun Paris’i” tabirinin sık sık kullanıldığını bildiğimden, bugün yeni Diyarbakır’da genişlik açısından Şanzelize Bulvarı’nı aratmayacak caddelerin açılmış olmasına pek de şaşırmıyor.

İstanbul, 04 Ocak 2021

gezmekyetmez

Exit mobile version