
Eski bir Osmanlı geleneği gereği, yaklaşık 200 yıllık Beyazıt Yangın Kulesinde nöbeti sırasında yangını gören dideban (yangın gözcüsü) koşa koşa kule ağasına gider ve “Ağa bir çocuğun oldu” der. Ağa da, Kız mı, oğlan mı?” diye sorarmış…
Yangın Suriçi denilen bölgede ise oğlan, Anadolu yakası, Beyoğlu ve Boğaz’ın Rumeli yakasında ise kız olarak adlandırılırmış.
Bugün işlevini yitirmiş olsa da, 1828 yılında İstanbul’un 7 tepesinden üçüncüsü olan Beyazıt’ta inşa edilmiş olan kule bir tarih ve gelenektir.
Kendinden önce yerinde bulunan ahşap kulelerin yanması sonrasında Sultan II. Mahmut tarafından yaptırılan kağir yangın kulesi 1996 yılına kadar İstanbul yangınları için gözetleme kulesi olarak hizmet verir. Yapıldığında 85 metre olan kule, sonradan eklenen üç kat ile 118 metreye ulaşır ve kaynaklarda bu maksatla yapılmış dünyanın en uzun kulelerinden biri olarak anılır. Bu özelliğinden dolayı da Pendik’ten Yeşilköy’e kadar tüm İstanbul’u görebilmektedir.
Kulenin dört katı vardır. Bu katlar sırasıyla sancak, sepet, işaret ve nöbet katı olarak adlandırılırlar. Kulenin kendine has işleyiş biçimi vardır.
Kulede 7 gun, 24 saat görev yapan 20 itfaiyeci vardır. Bu itfaiyecilerden iki tanesi aynı anda , 2 saatlik vardiyalarla gözetleme görevi yapar. Yaklaşık 4 dakikada bir tam tur atarak, ellerindeki dürbün ile şehiri gözlerledi. Bunlara köşklü ya da dideban denirdi. Kulede görev yapanlara mıntıkacı da denirdi. Bunlar İstanbul’un tüm sokaklarını karış karış bilir, hangi sokakta yangına hassas yapı, işyeri, fırın var ezbere bilirlerdi. Bunun için izinli oldukları günlerde şehri adım adım arşınlarlardı.
Yangınların haber verilme biçimi de gece ve gündüz farklılık arz ederdi. Gündüzleri yangın görüldüğünde büyük bir rugbi topuna benzer ve sepet denilen aparatlar kulenin sepet katındaki demir çubuklara asılırdı. Geceleri ise aynı direklere fenerler asılırdı. Gündüzleri asılan sepet sayısı 4 ise yangın Suriçi’nde, 3 ise Beyoğlu’nda, 2 ise de Anadolu yakasında demekti. Geceleri ise kırmızı fener Suriçi, beyaz fener Beyoğlu, yeşil fener ise Anadolu yakası için kötü haberdi.
İletişim imkanlarının sınırlı olduğu devirlerde yangını görmek yetmez, bu yangını yetkililere ve halka da hızlıca duyurmak gerekirdi. İlginç duyurma yöntemlerini de bir sonraki yazımızda paylaşalım.
İstanbul, 17 Temmuz 2021
gezmekyetmez

