TÜRKÇÜLÜĞÜN YARATTIĞI MİMARİ USUL : HOBYAR MESCİDİ

04.02.2019

 

Sirkeci’nin önemli mimari eserlerinden biri Büyük Postane’dir. Bilirsiniz, o nedenle onu anlatmayacağım.  Ama hemen arka köşesinde orjinal planı 3x3 m2 olan Hobyar adıyla bilinen zarif mescitden bahsedeyim. Cami adını ilk inşaa edildiği 15. yy da yaşamış olan Hobyar Efendi’den alır. Oldukça eski bir yapı olmasına rağmen dönemin Posta ve Telgraf Nezareti (Bakanlığı) yani bugünki Büyük Postane’nin Mescidi olarak 1909 yılında Vedat TEK bey tarafından Postane binası ile birlikte yeniden inşaa edilir.

Vedat bey  I.Ulusal Mimari akımının hem kurucusu, hem de  en önde gelen temsilcilerindendir. Bu akım özellik 1878 yılı sonrasında gerçekleitirilen Berlin Konferansı ile birlikte hüküm sürmeye başlayan emperyalist yaklaşımlara tepki olaraka doğar. 1909 yılında Abdülhamit’in tahtan indirilmesiyle iktidara gelen İttihat ve Terakki partisi gerek siyaset alanın da, gerekse de sosyal hayatta ve mimaride bazı değişiklik arayışları hayata geçirmek ister. Bu arzunun mimarideki karşılığı I. Ulusal  Mimarı Akımı’dır. 1909 ile 1930 yılları arasında var olan bu akımla birlikte saray, cami gibi yapılar yerini hanlara, binalara bırakır. Vedat bey ile birlikte 20 TL tutarındaki bankonatlar üzerindeki resmininden aşina olduğumuz Kemalettin bey bu akımın öncülerindendir. Bu dönemin eserlerinin önemli özellikleri arasında gösterişli ön cepheler, farklı boyutta büyük pencereler, çatı katlarındaki saçaklar, kuleler ve soğankavi dilimli kubbeler gelir. Her ne kadar akım ulusal kelimesi ile ifade edilse de mimarların yurtdışında almış olduğu eğitim nedeniyle eserlerde Avrupa Mimarisinin esintilerine de rastlanır. Bu tür binaların en önemli ayırt edici özelliği, olmazsa olmaz Kütahya Çinileri ile yapılan zarif süslemelerdir. Konuyu Vedat Tek beyin mimari dehasını anlatan bir örnekle bitirelim. İstanbul’un işgal altında olduğu günlerde yaşanan konut sıkıntısı nedeniyle Nişantaşı’ndaki evinn Fransız İşgal güçlerinin komutanına verileceği ve ertesi güne kadar evi boşaltması istenir. Vedat bey bir gecede yaptığı mimari düzenlemelerle evini daracık bir hale getirir. Ertesi gün evi görmeye gelen komutan evin kendisi için çok dar olduğunu söyler ve eve yerleşmekten vazgeçer. 

Oğuz Otay

Oğuz Otay

Geziyoruz; öğreniyoruz ve eğleniyoruz...

devamı

Yorum Yaz

CAPTCHA code