TAŞLARIN DİLE GELDİĞİ KENT MARDİN III - SÜRYANİLER

24.02.2019

Her seyahat bir öğrenme fırsatı olur. Mardin seyahati de öyle oldu. Ama mahcubiyet hisleri ile. Çünkü varlıklarından haberdar olsam da, kültürlerinden bi-haber olduğum bir etnik grup hakkında ne kadar az şey biliyormuşum. Oysa Süryaniler, dünya medeniyetine beşiklik eden Mezopotamya’nın en eski ve Hıristiyanlığı ilk kabul eden topluluğu.

Süryani isminin Lübnan’in güneyinde bulunan Sur kentinde hüküm süren bir kraldan geldiği söylenir. Bugün Mardin ve Midyat’i da içine alan ve Tanrı’nın Hizmetkarları anlamına gelen Turabdin bölgesinde yaşayan Süryanilerin sayısı 2bin kadar. Bölge kendileri için kutsal olsa da özellikle 1950lerde ve 1980lerde yaşanan göç dalgaları nedeniyle Süryani nüfusu azalmış. Göç nedenlerinin başında  yaşanan ekonomik zorluklar ve yaşanan güvenlik kaygıları gelir. İlki 1950’lerdeki göçün ana tetikleyicisi olur. Bu göçün çok ilginç bir yanı vardır. Orta ve üst gelir düzeyine sahip ve zanaatkar olan Süryaniler İstanbul’u tercih ederken, ortaaltı gelir düzeyine sahip olanlar ise o yıllarda ihtiyaç duyulan insan gücü için Avrupa’nın yolunu tutar. İstanbul’a gelenler Kapalı Çarşı’da kuyumculuk yapar, zanaatlarını icra ederler. 1980’lerdeki göç ise bölgede yaşanan terörün yol açtığı güvenlik sorunları ve görülen baskı kaynaklıdır.

Benim ilk Süryani kelimesini duymam yaklaşık 30 sene önce bir vize başvurumun reddedilmesi sırasında olmustu. Hayallerimi yıkan red kararına üzülürken, vize başvurusu sırasında tanıştığım ve tam bir çapulcu olan herifin içinde vize kaşesi olan pasaportunu sallayarak, “Oğlum sen de Süryani’yim, baskı görüyorum deseydindediğinde olmuştu.Hayretle suratına bakmış, Süryani ne ki diye sormuştum. O da “Bunların kolay vize verdiği gavurlar” diye kestirip atmıştı.  Demek ki 30 sene önce bile amaca giden her yol mubah diyen ahlaksızlar varmış. Son Mardin seyahatim esnasında öğrendiklerimden biri de göç eden Süryaniler’in evlerini, topraklarını olur da birgün geri döneriz diyerek satmadan göç ettikleri oldu. Bir ülkeyi vatanbilmek böyle birsey galiba. Sanki Mardin'de taş örülmüş bu tür kapılar birgün ata toprağına dönecek Süryani sahiplerini bekliyor. Mardin’de taşlar dile geliyor ve çok şey anlatıyor.
 

Oğuz Otay

Oğuz Otay

Geziyoruz; öğreniyoruz ve eğleniyoruz...

devamı

Yorum Yaz

CAPTCHA code