KIŞIN DİNGİNLİĞİN, HUZURUN VE HÜZNÜN ADRESİ : FOÇA

23.01.2019

KIŞIN DİNGİNLİĞİN, HUZURUN VE HÜZNÜN ADRESİ : FOÇA

Yazın iğne atsan yere düşmez sayfiye kasabalarına, kışın kimseler yokken gitmek sadece bana mı keyif veriyor? Dün akşam birkaç arkadaş şeytana uyup, günün tüm koşuşturmasını geride birakıp, Foça’da alıyoruz soluğu. Gecenin karanlığını aydınlatan ay ışığının yarattığı dinginliklik ve huzur ile çiselemeye başlayan yağmur adete bizleri kucaklıyor.

Ev sahibimiz ile mostrolara gözatıp, sahilde oturacağımız meyhaneyi seçmeye çalışıyoruz. Yola çıkmadan balıkçı dostlardan birinin “Ağbiciğim, Foça’da ne işiniz var, adamlar sabahtan beri tırım tırım bizden balık arıyorlar, balık malık bulamazsınız orada, hiç olmazsa şu kiloluk iki Çupra’yı vereyim de balıksız kalmayın ” ikazlarına kulak tıkadığımızdan hayallerimizi süsleyen Ege Çuprası yerine iri barbunlara razı olup, bir mekandan içeri dalıyoruz. İçeride sadece 4-5 kişi var. Masamıza kurulup, hizla siparişlerimizi veriyoruz. Kızarmış ekmek ve Ege’nin muhtesem zeytinlerinden soğuk sıkım yapılan zeytinyağı ile canavarlaşan açlığımızı bastırmaya çalışıyoruz. Sonra Ege’nin Şevketi Bostanı ile pişirilmiş karideslerle başlayan şölen, hala deniz kokan kalamarlar ve ahtapot ile perçinleniyor. Ardından kerhen razı olduğumuz barbunlar geliyor. Daha ilk lokmada “Allah bizi affetsin en başta burun çevirdiğimiz için” diyerek gömülüyoruz. Sohbet sohbeti açıyor. Kahkalar camları buharlanmış meyhaneden dışarı taşıyor. Dışarda balıkçıların kıyaya bağladığı tekneleri, temizlenip, istiflenmiş ve üstü battaniyelerle örtülmüş ağları üzerine soğuktan korunmak için büzüşüp yatmıiş, sayfiye kasabasının vefakar bekçisi Timba. En başta dediğim gibi kışın boş kalan sayfiye kasabaları hakikaten çok seviyorum. Biraz hüzün, biraz kendinle başbaşa kalmak ve çokça da huzur. Sonra kendimi dışarı atıyorum, tahta kahvehane sandalyesine oturup, cebimden çıkardığım sigarillomu çakmağımla zar zor yakıyorum. Parmaklarım arasındaki kısa purodan bir nefes çekiyorum. Timba kafasını kaldırıyor,  ayağa kalkıyor. Usulca yanıma sokulup, çenesini sağ bacağıma koyuyor. Belli ki başı okşansın istiyor. Öyle de yapıyorum, Foça’nın tenha rıhtımında gecenin, hüznün ve huzurun tadını çıkarıyoruz Timba ile...

Oğuz Otay

Oğuz Otay

Geziyoruz; öğreniyoruz ve eğleniyoruz...

devamı

Yorum Yaz

CAPTCHA code