HER YOL GERÇEKTEN ROMA’YA MI ÇIKAR?

03.10.2018

HER YOL GERÇEKTEN ROMA’YA MI ÇIKAR?

Düşünün! “Kim 500 Bin TL ister” adlı yarışmada yarışıyorsunuz. Sıra geldi son ve büyük soruya. Soru şu: “Her yola Roma’ya Çıkar” deyişindeki Roma nerededir? Düşünmeye bile gerek yok,  Allahhhhh! deyip,  İtalya cevabını yapıştırıyorsunuz ve kazanılan paranın nasıl harcanacağına dair hayallere dalıyorsunuz. Hayallerinizi yıkmak istemem ama cevabınız yanlış!

MİLLİON TAŞI - DÜNYANIN MERKEZİ

Sultanahmet Meydanı’ndan Divanyolu istikametinde giderken İstanbul’un ender su terazilerinden biri dikkat çeker. Bu terazinin gölgesinde kalan “Million Taşı” diye de bilinen ve bu noktayı dünyanın merkezi olarak işaretleyen ancak zeminden biraz aşağıda başka bir sütun daha bulunur. Yaklaşık 17 asır önce inşa edilirken Roma’nın çeşitli kentlere olan uzaklığını ölçmek için kullanılan Altın Kilometretaşı’ndan (Miliarium Aureum) esinlenilen bu taş nerede ise İstanbul kadar eskidir. İstanbul’un isim babası sayılan Büyük Konstantin (I. Konstantin) devrinde yapıldığı sanılan anıtın orijinal halinin dört sütün üzerinde bir kubbe ve onun da üzerinde bir heykelden ibaret olduğu varsayılır. Ancak, anıt bugün sadece birkaç metre uzunluğunda bir sütundan ibarettir. Roma İmparatorluğu dahilindeki ulaşım ağı imparatorluğun başkentinde bir yeri sıfır noktası kabul eder, buradan başlayarak her bin adıma (ki 1,480 metreye karşılık gelir) bir taş dikerek işaretleme esası üzerine kuruludur. Bu taşlara da kilometre taşı (milliarium) denilir ve günümüzde de zaman zaman rastlanır. iki taş arasındaki mesafeye de bir Roma mili denilirdi. Million Taşı İstanbul’un fetihi sonrasında da varlığını sürüdürürü ancak zamanla toprak altında kalarak kaybolur. 1960’lı yıllarda yapılan kazılar sırasında şans eseri yeniden gün yüzüne çıkarılır.

ROMA İMPARATORLUĞU’NUN BAŞKENTİ İSTANBUL

Şimdi başlangıçtaki sorumuza gelirsek, “Her yola Roma’ya Çıkar” deyişindeki Roma şehri günümüzde nasıl oluyor da bugün ki İstanbul oluyor? 
Fazla merakta bırakmadan izah edeyim. MS 3 yüzyılda Roma İmparatorluğu bünyesinde yaşanan taht kavgaları İmparator Diocletian’ın üstünlüğü ile sonuçlanır. İmparatorun ilk işi başkenti, Roma’dan İzmit’e (Nikomedia) taşımak olur. Sonrasında Diocletian’ın kendi isteği ile tahtı bırakması ile Büyük Konstantin iktidarı ele geçirir. Kendisinden beklenen başkentin Roma’ya taşımasıdır. Ancak, bu fikre şiddetle karşı çıkar. Bunun iki sebebi vardır. Birincisi Roma kenti büyük imparatorluğu yönetebilecek kadar merkezi değildir, ikincisi ise Roma İmparatorluğu’nun hıristiyanlaşmaya başladığı o yıllarda Roma’nın hala kuvvetli pagan (putperest) inanışa ve kurumlarına ev sahipliği yapıyor olmasıdır. Ancak, İznik de başkent olmak için uygun değildir. Bunun üzerine Büyük Konstantin İznik’i bırakıp, MÖ VII yüzyıldan beri yaşam olan ve Byzantium diye bilinen bugünki İstanbul’u MS 330’da başkent olarak seçer ve kentin adını da Yeni Roma (Nuova Roma) yapar. Roma İmparatorluğu’nun evrensel (oikoumene) olma iddiası nedeniyle insanların ikamet ettiği tüm topraklar da teorik olarak imparatorluğa aittir. İşte bu nedenle Yeni Roma’da sıfır noktası kabul edilen Million Taşı hem kentin, hem de dünyanın merkezi kabul edilir. Vakit geçirilmeden asırlardır var olan imparatorluk yollarına bu noktadan da ulaşılması maksadıyla “orta” anlamına gelen ve kenti ikiye bölen Messe yolunun inşaatına başlanır. Messe yolu bugün Divanyolu olarak bilinen ve Million Taşı’ndan başlayarak Beyazıt’da ikiye ayrıldığı varsayılan yoldur. Bu yollardan bir kol Yedikule (Altınkapı)’dan çıkarak MÖ 2 yy da inşa edilen ve Bakırköy, Çekmece, Trakya, Makedonya, Adriyatik denizi üzerinden Arnavutluğu da aşarak Roma’ya kadar ulaşan Via Egnatia’dır. Diğeri de Edirnekapı’dan çıkarak Avrupa’ya ulaşır. 

İşte bu nedenden ötürü “Her yola Roma’ya Çıkar” denildiğinde anlaşılması gereken Roma, Yeni Roma (Nuova Roma)’dır ve her yol dünyanın merkezi kabul edilen Million Taşı’na çıkar.


İstanbul, 01 Eylül 2018
www.gezmekyetmez.com

Oğuz Otay

Oğuz Otay

Geziyoruz; öğreniyoruz ve eğleniyoruz...

devamı

Yorum Yaz

CAPTCHA code