SEMTE ADINI VEREN KAZLAR : KAZLIÇEŞME

03.11.2018

Sarayburnu’ndan Bakırköy’e doğru giderken, İstanbul şehir surlarının önemli bir parçası olan Yedikule Kalesi’nin hemen dışında, yolun sağında bir semt Kazlıçeşme. 

İSTANBUL'UN İLK ENDÜSTRİYEL ALANI

İstanbul’un Türkler tarafından fethi sonrasında Yedikule ile alakalı inşa işleri sürerken bu bölgeyi ziyaret eden Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un ilk endüstriyel alanı olarak belirlenir ve dericilere tahsis edilir. Endüstriyi beslemek için gerekli olan derilerin temini maksadıyla mezbahane de burada kurulur. Hatta derilerin tabaklanmasında kullanılan köpek dışkısı içinde Istanbul’un sokak köpekleri bu bölgede toplanır, o meşhur “Tabakaneye bok mu yetiştiriyorsun?” lafı da bu bölgedeki koşuşturmalardan doğar. 

SEMTE ADINI VEREN KAZLAR : KAZLIÇEŞME

Deri işlenmesi için gerekli olan en önemli faktörlerden biri de bol sudur. Aslında, semte adını veren de bu su kaynadığıdır. Tarih anlatımı efsanesiz olmaz. Hikaye odur ki; İstanbul kuşatması esnasında bu bölgede bulunan Osmanlı askerlerinin susuzluk çekmesi üzerine gökyüzünde uçan kazların yoğun bir biçimde bölgeye konması, orduya su temin etmekten sorumlu sakanın dikkatini çeker ve bölgedeki su kaynağı kazlar sayesinde bulunur. Yaklaşık bir asır sonra da 1537 yılında biri buraya bir çeşme yaptırır. Ve üzerinde de bir kaz motifi olan mermer bir blok yerleştirir. Bundan sonra da semt Kazlıçeşme adıyla anılır. Ancak, mahalleye adını veren kaz figürü çeşmeden çok daha eski olup, Doğu Roma İmparatorluğu’nun en görkemli dönemi sayılan 5 veya 6. asırdan kalmadır. 2002 yılında bir gece yarısı yanıbaşında bir karakol olmasına rağmen kırılarak çalınan kaz motifinin yerinde bugün alçıdan yapılma bir kaz bulunur. Şükürler olsun ki semtte adını veren çeşme hala yerinde. Ama yolun ortasında yol seviyesinden biraz daha aşağıda. Çeşmenin biri sol ön köşesinde, biri de sağ arka tarafında duran iki silindirik taş var. Bazı kaynaklar bunun yük taşı olduğunu, sırtında yük ile gelenlerin yüklerini bunun üzerine koyarak soluklanması ve su içmesi için konulduğunu yazar. Ancak yakından incelediğimde bunların tipik bir sadaka taşı olduğu sonucuna varıyorum. Sadaka taşı Osmanlı kültüründe sıkca karşılaşılan bir sosyal dayanışma unsurudur. Bu taşın üzerine bırakılan sadaka ihtiyacı olanlarca uygun bir zamanda buradan alınırdı. Böylece alan ile veren karşılaşmaz ve sadakaya ihtiyacı olan rencide edilmemiş olurdu. Çeşmenin diğer bir özelliği de yaklaşık 5 asır durmdan akan çeşme günümüzde kurumuş haldedir.

İSTANBUL'UN İLK GECEKONDU ALANI

1950’li yıllarda köyden kente göçün arttığı yıllarda bölgede kurulan fabrikalar beraberinde işçi ihtiyacını doğurmuş, kente göç edenlerin iş bulduğu bu bölge aynı zamanda da Türkiye’nin ilk gece kondu mahallesi olmuştur.  İmar mevzuatı, çatısı olan ve içinde insanların yaşadığı bir binanın yıkımını nerede ise imkansız kılmaktadır. Bu nedenle de göç ile kente gelenler hemşehrilerinin de yardımıyla bir gecede ev inşa etmeye ve içinde yaşamaya başlar olmuşlardı. Başlangıçta ihtiyaç sahiplerinin kişisel çabaları ile inşaa edilen basit, bahçeli evler zamanla belli grupların kontrol ettiği ticari bir faliyet haline gelir.

KAZLIÇEŞME'NİN DÖNÜŞÜMÜ

Evliya Çelebi tarafından bile etrafa yaydığı pis kokulardan bahsedilen 500 yıllık sanayi, 1993 yılında Tuzla’ya taşınarak bölgedeki binalar tamamen yıkılır ve alan yeşillendirilir. Bu arada bölgenin son günlerine dev boyutlardaki fareler İstanbul halkı için korku sebebi olmuştu. İlginç tedbirler alınmış, bunlardan biri da bölgenin etrafının duvarlarla çevrilmesiydi. Ancak tahmin edileceği üzere bu tedbir jardon denilen devasa farelere çare olmamıştı. Uzun bir süre bu bölgenin boşaltılması ve yıkılması sonrasında farelerin kenti istila edeceği söylense de, alınan tedbirler sonrasında hem dericiler kentten uzağa taşınır, hem de bölge temizlenir. Bu çalışmalar sırasında yitip giden bazı tarihi eserler olsa da, bir çok eser görünür hale gelip, korunmaya başlanır.

İstanbul, 02 Kasım 2018

www.gezmekyetmez.com

Oğuz Otay

Oğuz Otay

Geziyoruz; öğreniyoruz ve eğleniyoruz...

devamı

Yorum Yaz

CAPTCHA code