St. Jean Şövalyeleri ile Karşı Karşıya

“…Adayı Afrika kıtasına bağlayan bu yolu geride bırakıp, adanın kuzey ucuna, denize doğru ilerliyoruz. Houmt Souk diye bilinen meydana geliyoruz. Uzaktan kum renginde taşlardan örülmüş, dikdörtgen şeklindeki Cerbe Kalesi görünüyor. Kale yerli halk tarafından Gazi Mustafa (Burj Gazi Mustafa) veya Büyük Kale (Burj el Kebir) ismiyle biliniyor. Kale; kuzey köşe burcu denize doğru uzanmış burun üzerinde, kuzeydoğu ve kuzeybatıya bakan surları ise sahile paralel olacak şekilde, sahilin oluşturduğu dirsek üzerinde tüm heybeti ile bizi karşılıyor. Etrafı bölgenin karakteristik bitki örtüsü olan olan 10 – 15 adet palmiye ağacıyla cevrili Kale içkale olarak bilinen ve bugün ayakta olan dört köşesindeki yuvarlak kule ve bunları birbirine bağlayan kalın duvarlar üzerindeki dikdörtgen şeklindeki istihkam burçları sayesinde uzaktan göze çarpıyor. Cerbe Deniz harbinin cereyan ettiği sığlık bölge ise kalenin hemen önünde. Yanımda götürdüğüm Haçlı ve Osmanlı donanmasına ait gemilerin yerlerini gösteren harp krokisini açıyorum. Düşman donanmasının demirli olduğu bölgeyi kalenin kuzey köşe burcunun açığı olarak kolayca belirliyorum. Hemen ardından da Osmanlı donanmasının demir mevkini doğu köşe burcunun açığı olarak tahmin ediyorum. Kahvehanenin çam ağaçları altına sıralanmış masalarının arasından  yürüyüp, güneydoğu cephesinde bulunan, üzerinde denizden esen rüzgar ile dalgalanan Tunus bayrağının bulunduğu kale kapının önüne geliyoruz. Cerbe Savaşı’na dair elimizdeki en önemli kaynak savaşın görgü tanığı, tersane katibi Zekeriyazade tarafından kaleme alınan Ferah adlı elyazması eserin yardımıyla zamanda yolculuğumuz başlıyor…”

Devamı için => Atlas Tarih Nisan-Mayıs 2017 sayısı